Şema ne demek? Psikolojide şema kavramı, 18 şema ve belirtileri
Yazan: Psikonet Editörü · Bilimsel gözden geçirme: H. Alp Karaosmanoğlu, Psikiyatr

Psikolojide şema, çocuklukta oluşan ve kişinin kendisi, ilişkileri ve dünya hakkındaki algısını yöneten derin bir zihinsel kalıptır. 18 şema ve belirtileri.
Şema ne demek?
Gündelik dilde şema, bir şeyin ana çizgilerini gösteren taslak ya da plandır: bir binanın şeması, bir devrenin şeması. Psikolojide de sözcük bu anlamdan türer; zihnin dünyayı anlamak için kullandığı hazır taslaklara şema denir. Bilişsel psikoloji bu terimi uzun süredir kullanır: Yeni bir bilgi geldiğinde zihin onu sıfırdan değerlendirmez, elindeki şemaya yerleştirir.
Şema terapide ise sözcük daha dar ve daha kişisel bir anlam taşır. Burada şema, çocukluk ve ergenlik döneminde oluşan; kişinin kendisi, başkaları ve dünya hakkındaki derin, yaygın ve kalıcı inanç, duygu ve beden duyumu örüntüsüdür. Bu sayfada anlatılan şemalar bunlardır. Teknik adı erken dönem uyum bozucu şemadır; Jeffrey Young ve Janet Klosko'nun genel okur için yazdığı kitap bunlara yaşam tuzağı der.
Aynı hatalara tekrar tekrar düşüyormuş gibi hissediyorsanız (hep benzer partnerleri seçmek, sürekli onay aramak, ne kadar başarırsanız başarın yetersiz hissetmek), büyük olasılıkla bir şemanın içinden bakıyorsunuzdur.
Psikolojide şema nasıl oluşur?
Şema terapiye göre her çocuğun temel duygusal ihtiyaçları vardır: güvenli bağlanma, özerklik ve yeterlilik, ihtiyaç ve duygularını ifade edebilme, kendiliğindenlik ve oyun, gerçekçi sınırlar. Bu ihtiyaçlardan biri ya da birkaçı sürekli karşılanmadığında çocuk, yaşadıklarını anlamlandırmak için "Ben sevilmeye değer değilim", "İnsanlara güvenilmez", "Tek başıma yapamam" gibi sonuçlar çıkarır. Bu sonuçlar zamanla kişiliğin dokusuna işler ve yetişkinlikte otomatik olarak çalışmaya devam eder.
Şemaların kökeninde dört tür çocukluk deneyimi sık görülür: ihtiyaçların karşılanmaması (sevgi, ilgi, güvenliğin eksikliği); travma ya da örselenme; çocuğa "iyi bir şeyin fazlası"nın verilmesi (aşırı koruma, sınırsız hoşgörü); ve önemli bir yetişkinin seçici biçimde içselleştirilmesi (bir ebeveynin korkularını ya da tutumlarını kendininmiş gibi devralmak). Çocuğun mizacı da işin içindedir: Aynı ailede büyüyen iki kardeş farklı şemalar geliştirebilir.
Araştırmalar bu çerçeveyi destekliyor. Yetişkinlerde şema puanlarıyla çocukluk deneyimlerini bir araya getiren bir meta-analizde şemalar en çok duygusal ihmalle ilişkili bulunmuş; en güçlü bağ duygusal yoksunluk şeması ile duygusal ihmal arasında çıkmış. Fiziksel ihmal, fiziksel ve cinsel istismarla ilişkiler daha zayıf ama tutarlıydı. Bu çalışmaların çoğu geriye dönük olduğu için neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz; ama kuramın öngördüğü örüntü verilerde görülüyor. Ayrıntı için: Temel ihtiyaçlarımız ve şema oluşumu
Şemanın belirtileri: Bir şema devredeyken ne olur?
Şemalar her zaman çalışmaz; belirli durumlarda tetiklenir. Terk edilme şeması olan kişi için partnerin geç cevap vermesi, kusurluluk şeması olan kişi için küçük bir eleştiri tetikleyicidir. Şema tetiklendiğinde yoğun bir duygu gelir, çoğu zaman olayın büyüklüğüyle orantısız. Sık görülen işaretler:
- Aynı tür ilişki sorunlarının farklı kişilerle tekrarlanması
- Mantığınızla "yanlış" olduğunu bildiğiniz hâlde değiştiremediğiniz duygusal tepkiler
- Belirli durumlarda yaşınızdan küçükmüş gibi hissetmek
- Eleştiri, reddedilme ya da yalnız kalma karşısında orantısız acı
- "Ben zaten böyleyim" cümlesiyle savunulan, kişiye kimliği gibi gelen inançlar
Şemanın en sinsi özelliği kendini doğrulamasıdır. Terk edilme şeması olan kişi ya hep gidici partnerler seçer ya da kıskançlığıyla sağlam ilişkileri yıpratır; her seferinde "Bak, yine terk edildim" diyerek şemasını güçlendirir. Şemalar düşünce düzeyinde kalmaz; bedende (gerginlik, çarpıntı, çökme hissi) ve anılarda da yaşar. Bu yüzden yalnız "mantıklı düşünerek" değişmezler.
Kişinin bir şemayla nasıl başa çıktığı da (teslim olarak, kaçınarak ya da tam tersini yaparak) görünümü değiştirir; aynı şemaya sahip iki kişi birbirinden çok farklı görünebilir. Ayrıntı için: Şemalarla başa çıkma stilleri · Şema eylemleri
18 erken dönem uyum bozucu şema
Young'ın modeli 18 şema tanımlar ve bunları hangi temel ihtiyacın karşılanmadığına göre beş alanda toplar. Aşağıdaki tanımlar kısa tutuldu; her şemanın hayatta nasıl göründüğüne dair bir örnek eklendi. Pek çok kişide birden fazla şema birlikte bulunur.
Alan 1: Ayrılma ve reddedilme
Bu alandaki kişiler güven, huzur, istikrar, sevgi, paylaşım ve kabul görme ihtiyaçlarının karşılanmayacağına, şu an karşılansa bile bunun sürmeyeceğine inanır. Tipik kökeni soğuk, mesafeli, dışlayıcı, öngörülemez ya da örseleyici aile ortamlarıdır.
1. Terk edilme / istikrarsızlık şeması
Kişi, yakın olduğu insanların bir biçimde gideceğine inanır: Duygusal olarak dengesizdirler, öngörülemezdirler, öleceklerdir ya da daha iyi birini bulup bırakacaklardır. Terk edilmeye bu kadar duyarlı olmak, her davranışı bu açıdan okumaya ve ilişkilerde sürekli bir tetiktelik hâline yol açar. Örnek: Partneri bir akşam planını değiştirdiğinde "bu, sonun başlangıcı" diye düşünüp bütün gece huzursuz olmak.
2. Kuşkuculuk / kötüye kullanılma şeması
Başkalarının eninde sonunda can yakacağı, kandıracağı, küçük düşüreceği ya da istismar edeceği beklentisi. Kişi zararın bilerek yapıldığına ya da ağır ihmalden kaynaklandığına inanır; "kısa çöpü hep ben çekerim" duygusu vardır. Eski Türkçe kaynaklarda şüphe / kötüye kullanılma diye de geçer. Örnek: Yeni bir arkadaşlığın ilk haftalarında "benden ne istiyor acaba?" sorusuyla mesafeli kalmak.
3. Duygusal yoksunluk şeması
Olağan bir duygusal destek ihtiyacının başkalarınca karşılanmayacağı beklentisi. Üç biçimi vardır: bakım yoksunluğu (ilgi, sıcaklık, arkadaşlık eksikliği), empati yoksunluğu (anlaşılmanın, dinlenmenin, duygu paylaşımının eksikliği), korunma yoksunluğu (güçlü bir yönlendirme ve rehberliğin eksikliği). Kişi çoğu zaman bunu bir yoksunluk olarak adlandıramaz; "zaten kimse beni anlamaz" diye yaşar. Örnek: Zor bir gün geçirdiğinde kimseye söylememek, çünkü "söylesem de fark etmez".
4. Kusurluluk / utanç şeması
Kişi kendini nedenini tam açıklayamadığı biçimde kusurlu, kötü, istenmeyen, aşağı ya da sevilmez hisseder. Eleştiriye, dışlanmaya, suçlanmaya aşırı duyarlıdır; başkalarının yanında utangaçlık ve güvensizlik, fark edileceğine inandığı kusurları için utanç duyar. Kusur gizli (bencil, kıskanç, kırıcı olduğuna inanmak) ya da açık (görünüşü, konuşması) olabilir. Örnek: Bir övgü aldığında "beni gerçekten tanısalar böyle demezlerdi" diye düşünmek.
5. Sosyal izolasyon / yabancılaşma şeması
Dünyadan ayrı, diğer insanlardan farklı ve hiçbir grubun parçası olmama hissi. Kişi kendinde nedenini açıklayamadığı bir farklılık sezer; başkalarının onu dışladığına ya da dışlayacağına inanır. Eski kaynaklarda tecrit edilme / yabancılaşma. Örnek: Kalabalık bir toplantıda herkes sohbet ederken "ben buraya ait değilim" duygusuyla köşede kalmak.
Alan 2: Bozulmuş özerklik ve iş yapma becerisi
Bu şemaları olan kişilerin ayrı bir birey olarak var olma, günlük hayatı kendi başına yürütme ve bir işi başarıyla bitirme konusundaki inançları zedelenmiştir. Tipik kökeni küçük düşürücü, çocuğun güvenine zarar veren ya da aşırı koruyucu aile ortamları ve çocuğun aile dışındaki girişimlerinin desteklenmemesidir.
6. Bağımlılık / yetersizlik şeması
Kişi belirgin bir yardım almadan gündelik sorumlulukları yerine getiremeyeceğine inanır: Kendine bakmak, işleri halletmek, iyi karar vermek, yeni bir işin üstesinden gelmek. Çoğu zaman çaresizlik ve tek başına bir işe başlamakta güçlük eşlik eder. Örnek: Küçük bir alışverişte bile "yanlış seçersem" korkusuyla birine danışmadan karar verememek.
7. Hastalık ve tehlikeler karşısında dayanıksızlık şeması
Her an önlenemez bir felaketin geleceğine dair abartılı korku. Korku tıbbi (kalp krizi, ağır hastalık), duygusal (çıldırmak, kontrolü kaybetmek) ya da dış tehlikelere (kaza, deprem, saldırı) yönelik olabilir. Panik ve evhamın kökeninde sık rastlanan şemadır: Panik ve diğer endişe durumlarının kökenindeki şema: Dayanıksızlık. Örnek: Çocuğu on dakika geç kalınca aklına önce kaza ihtimalinin gelmesi.
8. İç içe geçme / gelişmemiş benlik şeması
Bir ya da birkaç önemli kişiye (çoğunlukla ebeveyne) aşırı duygusal bağlılık ve yakınlık; kişinin kendine ait bir hayatı ve kimliği yeterince kuramaması. Sıklıkla iki taraftan birinin diğerinin desteği olmadan yaşayamayacağı inancı vardır; kişi zaman zaman bunalır, boşluk ve amaçsızlık hisseder. Eski kaynaklarda yapışıklık / gelişmemiş benlik. Örnek: Otuzlu yaşlarda, annesine danışmadan tatil planı yapamamak ve bunu doğal bulmak.
9. Başarısızlık şeması
Başarısız olduğuna, kaçınılmaz olarak başarısız olacağına ya da akranlarına göre yetersiz olduğuna güçlü inanç: aptal, beceriksiz, yeteneksiz, "seviyesi düşük". Örnek: Terfi teklif edildiğinde "nasıl olsa beceremem" diyerek geri çevirmek.
Alan 3: Zayıf sınırlar
Bu alandaki şemalar iç sınırlarla, başkalarına karşı sorumlulukla ve uzun vadeli hedeflere yönelik davranışı sürdürmekle ilgilidir. Tipik kökeni aşırı hoşgörülü, aşırı düşkün, yönlendirmenin ve sorumluluk eğitiminin az olduğu aileler ya da çocuğa öz-denetim yerine üstünlük duygusunun verilmesidir ("Aslan oğlum / prenses kızım, onun her şeye hakkı var").
10. Haklılık / büyüklenmecilik şeması
Kişi başkalarından üstün olduğuna, özel haklara sahip olduğuna ya da herkesi bağlayan kurallarla bağlı olmadığına inanır. Başkalarına neye mal olacağına aldırmadan istediğini yapabileceği ya da elde edebileceği konusunda ısrarcıdır; güç ve üstünlüğe aşırı odaklanma, rekabetçilik ya da baskıcılık görülebilir. Eski kaynaklarda haklılık / görkemlilik. Örnek: Sırada beklemenin "başkaları için" olduğunu düşünüp öne geçmek ve tepki gelince şaşırmak.
11. Yetersiz öz-denetim / öz-disiplin şeması
Hedeflere ulaşmak için gereken öz-denetimi göstermekte, engellenmeye katlanmakta ya da dürtü ve duyguları dizginlemekte belirgin güçlük. Kişi rahatsızlıktan, çatışmadan, sorumluluktan ve çabadan kaçınır. Örnek: Önemli bir işi her seferinde son geceye bırakmak ve bunu "böyle daha iyi çalışıyorum" diye açıklamak.
Alan 4: Başkalarına yönelimlilik
Bu alanda kişi, sevgi ve onay almak, ilişkiyi korumak ya da karşı tepkiden kaçınmak için kendi ihtiyaçlarını bir yana bırakıp başkalarının istek ve duygularına aşırı odaklanır. Çoğu zaman kendi öfkesinin ve doğal isteklerinin farkında değildir. Tipik kökeni sevginin koşullu verildiği, çocuğun kabul görmek için kendi duygu ve ihtiyaçlarını bastırmak zorunda kaldığı ailelerdir.
12. Boyun eğicilik şeması
Öfkeden, karşı tepkiden ya da terk edilmekten kaçınmak için kararı ve denetimi sürekli başkalarına bırakmak. İki biçimi vardır: ihtiyaçlardan vazgeçmek (tercihlerini, isteklerini bastırmak) ve duygulardan vazgeçmek (özellikle öfkeyi göstermemek). Bastırılan öfke zamanla pasif-agresif davranış, ani patlamalar ya da bedensel belirtiler olarak dışarı çıkabilir. Eski kaynaklarda boyun eğmek / geri çekilmek. Örnek: Yemekte nereye gidileceği sorulduğunda hep "fark etmez" demek, sonra içten içe kırılmak.
13. Kendini feda şeması
Kendi doyumu pahasına başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaya aşırı çaba. Nedenleri çoğunlukla başkalarına sıkıntı vermemek, bencil olmanın suçluluğundan kaçınmak ya da "aciz" görülen kişilerle bağı sürdürmektir. Başkalarının acısına güçlü bir duyarlılıktan beslenir; kendi ihtiyaçları karşılanmadıkça fedakârlık yapılan kişilere öfke birikebilir. Örnek: Herkesin derdini dinleyen ama kendi derdini kimseye açmayan kişi.
14. Onay arayıcılık şeması
Başkalarından onay, kabul ve ilgi kazanmaya aşırı önem verme; kendinden emin olmanın kişinin kendi sezgilerine değil başkalarının tepkisine bağlı olması. Statü, görünüş, para ya da başarı üzerine aşırı odaklanma eşlik edebilir. Önemli kararlar çoğu zaman kişinin kendi isteklerine değil başkalarının beklentisine göre verilir. Eski kaynaklarda onay arama / kabul arama. Örnek: Ebeveynin istediği bölümü okumak ya da eşin istediği şehre taşınmak için kariyeri yarıda bırakmak.
Alan 5: Aşırı duyarlılık ve baskılama
Bu alanda kişi, yanlış yapmamak ya da katı kurallara uymak için kendi duygularını, dürtülerini ve seçimlerini aşırı denetler; mutluluk, kendini ifade, gevşeme, yakın ilişkiler ve sağlık ikinci plandadır. Tipik kökeni katı, talepkâr, çoğu zaman cezalandırıcı aileler; başarı, görev ve kuralların eğlence ve gevşemenin önünde tutulduğu ortamlardır.
15. Karamsarlık şeması
Hayatın olumlu yanlarını görmezden gelip olumsuz yanlarına (acı, kayıp, hata, ihanet) ısrarlı ve sürekli bir odaklanma. İşte, parada, ilişkilerde her şeyin kötüye gideceğine dair güçlü bir beklenti; hata yapmaktan ve kontrolü kaybetmekten aşırı korku. Süregen kaygı, şikâyetçilik ve kararsızlıkla birlikte görülür. Örnek: İyi giden bir dönemde "bu kadar iyi gitmesi hayra alamet değil" diye tedirgin olmak.
16. Duyguları bastırma şeması
Yanlış yapmamak, kabul görmemekten ya da dürtülerin kontrolden çıkmasından kaçınmak için doğal davranışların, duyguların ve iletişimin sürekli denetim altında tutulması gerektiğine inanç. Bastırılan alanlar: öfke; olumlu dürtüler (neşe, oyun, cinsellik); incinmeyi ve ihtiyaçları dile getirmek; duygu yerine akılcılığa aşırı ağırlık vermek. Eski kaynaklarda aşırı sorumluluk / duyguları bastırma. Örnek: Bir yakınının cenazesinde "güçlü durmak" diye hiç ağlamamak ve bunu erdem saymak.
17. Yüksek standartlar / aşırı eleştiricilik şeması
Eleştiriden kaçınmak için davranışta ve performansta çok yüksek, içselleştirilmiş ölçütlere ulaşmak gerektiğine inanç. Mükemmeliyetçilik ve ayrıntıcılık; katı "-meli, -malı" kuralları; daha fazlasını başarmak için zaman ve verimliliğe aşırı uğraş biçimlerinde görülür. Kişi tatil yapmakta, gevşemekte, haz almakta ve başardığını hissetmekte zorlanır; kendine ve başkalarına aşırı eleştireldir. Eski kaynaklarda acımasız standartlar / aşırı eleştirellik. Ayrıntı için: Mükemmeliyetçilik nedir?. Örnek: Yüz üzerinden doksan beş alan sınavda yalnız kaybedilen beş puanı düşünmek.
18. Cezalandırıcılık şeması
İnsanların yaptıkları hatalar için sert biçimde cezalandırılması gerektiğine inanç. Ölçütlere uymayan herkese (kendisi dahil) karşı öfke, hoşgörüsüzlük ve acımasızlık; hafifletici koşulları ve insanın kusursuz olamayacağını görmekte isteksizlik; hataları affetmekte güçlük. Örnek: Bir toplantıda yanlış rakam söyledikten sonra kendini günlerce "aptal" diye azarlamak.
Şemaların beş alanda bu şekilde toplanması Young'ın özgün modelidir. Bin kişiyi aşan bir örneklemde şemaları yeniden inceleyen daha yeni bir çalışma dört üst alan önermiştir; Türkçe Young Şema Ölçeği'nin geçerlik çalışmasında ise beş alanlı yapı desteklenmiştir. Uygulamada önemli olan alan sayısı değil, kişinin hangi şemalarının hayatını en çok yönettiğidir. Ayrılma ve reddedilme alanındaki beş şemanın ayrıntısı için: Ayrılma ve reddedilme temalı şemalar
Şemalar hangi sorunlarla ilişkili?
Şemalar bir tanı değildir; herkeste hafif düzeyde bulunur. Sorun, şemanın katılığı ve hayatı ne kadar yönettiğidir. Araştırmalar şemaların bazı sorunlarla düzenli biçimde birlikte gittiğini gösteriyor:
- Depresyon. 51 çalışmayı ve 17 binden fazla kişiyi kapsayan bir meta-analizde 18 şemanın hepsi depresyonla ilişkili bulundu; en güçlü ilişkiler sosyal izolasyon ve kusurluluk / utanç şemalarındaydı. Kendini ait hissetmeyen ya da kusurlu ve sevilmez gören kişiler daha yüksek depresyon düzeyleri bildiriyor.
- İlişki sorunları. 49 çalışmayı bir araya getiren bir derlemede şemalar kişilerarası sorunlarla orta düzeyde ilişkili bulundu. Bu bulgular kesitsel; şemanın sorunu doğurduğunu değil, ikisinin birlikte gittiğini gösteriyor.
- Kişilik bozuklukları. Şema terapi en çok kişilik bozukluklarında araştırıldı; şemaların burada daha katı ve daha yaygın olduğu kabul edilir. Borderline kişilik bozukluğunda şema terapi için: Borderline (sınır) kişilik bozukluğu ve şema terapi ile tedavisi
Bir şemayı tanımak, tanı koymak değildir. Belirtiler hayatı belirgin biçimde etkiliyorsa değerlendirmeyi bir ruh sağlığı uzmanı yapar.
Şemalardan kurtulmak mümkün mü?
Şemalar tamamen silinmez; ama güçleri zayıflatılabilir, daha seyrek tetiklenir hâle gelir ve hayat üzerindeki kontrol kişinin "sağlıklı yetişkin" yanına geçer. Bunun için geliştirilen yöntem şema terapidir: Bilişsel, yaşantısal ve davranışsal teknikleri terapi ilişkisinin onarıcı gücüyle birleştirir. Şema terapiyi alan çalışmaları bir araya getiren bir derlemede 12 çalışmanın 11'inde hem şema puanlarında hem belirtilerde azalma bildirilmiştir; kanıt kişilik bozukluklarında en güçlü, diğer alanlarda henüz sınırlıdır.
Yöntemin bütünü, teknikleri, kimler için uygun olduğu ve araştırma sonuçları için: Şema terapi nedir? Şemalar, modlar ve terapi süreci. Şemaların "an"daki yüzü olan modlar için: Mod terapisi nedir? Şema modları ve mod çalışması
Kendi şemalarımı nasıl öğrenebilirim?
Klinikte en yaygın araç Young Şema Ölçeği'dir (YŞÖ). Kişi kendisiyle ilgili cümleleri ne kadar doğru bulduğunu işaretler; sonuç her şema için bir puan verir. Ölçeğin kısa formunun Türkçe uyarlaması yapılmış, geçerlik ve güvenirliği incelenmiştir. Ölçek tek başına bir sonuç ya da tanı değildir; sonuçlar bir uzmanın değerlendirmesiyle birlikte anlam kazanır. İnternetteki kısa "şema testleri" fikir verebilir, ama ölçeğin kendisi değildir.
Kendi başına başlamak isteyenler için Hayatı Yeniden Keşfedin'in ikinci bölümündeki Şema Ölçeği, okurun on bir yaygın şema içinde kendininkileri tanıması için hazırlanmıştır; kitabın her şemaya ayrılmış bölümleri de o şemanın nasıl oluştuğunu ve nasıl değiştirilebileceğini anlatır.
Sık sorulan sorular
Şema ile inanç aynı şey mi? Hayır. Şema inançtan daha derindir: Düşünceyle birlikte duyguyu, beden duyumunu ve anıları da içeren bir yapıdır. "Sevilmeye değer değilim" bir inanç olarak söylenebilir; şema ise bu cümlenin tetiklendiğinde midede düğüm, boğazda sıkışma ve çocukluktan bir sahne olarak yaşanmasıdır. Bu yüzden yalnız mantıkla değil, duygu düzeyinde de çalışılır.
Herkesin şeması var mı? Evet, hafif düzeyde şemalar herkeste bulunur. Sorun, şemanın katılığı ve hayatı ne kadar yönettiğidir. Çoğu kişide iki ya da üç şema ön plandadır.
Şema ile yaşam tuzağı aynı şey mi? Evet. Yaşam tuzağı, Young ve Klosko'nun genel okur için yazdığı kitapta şemalar için kullanılan gündelik karşılıktır; Türkçe baskı Hayatı Yeniden Keşfedin doğrudan "şema" der.
Şemalar kalıtsal mı? Şemanın kendisi kalıtsal değil; ama mizaç (utangaçlık, duyarlılık, hareketlilik gibi doğuştan gelen eğilimler) kalıtımın payını taşır ve çocuğun aynı ortamdan ne çıkaracağını etkiler. Şemalar mizaçla çevrenin etkileşiminden doğar.
Şema modu ile şema arasındaki fark ne? Şema kalıcı bir yapıdır; mod, o anda devrede olan duygu durumu ve başa çıkma biçimidir. "Kusurluluk şemam var" bir yapıyı, "şu anda incinmiş çocuk modundayım" bir anı anlatır.
Şemamı tek başıma değiştirebilir miyim? Şemayı fark etmek, tetiklendiğini yakalamak ve tepkiyi ertelemek kendi başına yapılabilir; Hayatı Yeniden Keşfedin bunun için yazılmıştır. Şema çok eskiyse, birden fazla alanı yönetiyorsa ya da ilişkileri ve işi belirgin biçimde bozuyorsa bir şema terapistle çalışmak daha gerçekçidir.
Bu konuda okunabilecek kitaplar
- Hayatı Yeniden Keşfedin — Jeffrey E. Young, Janet S. Klosko. Şema terapinin kurucusunun genel okur için yazdığı kitap. İkinci bölümdeki Şema Ölçeği ile okur kendi şemalarını tanımaya başlıyor; on bir şemanın her biri ayrı bir bölümde, vakalar ve değişim için önerilerle ele alınıyor.
- Yaşam Tuzakları için Şema Terapi — Eckhard Roediger. Yaşam tuzaklarını tetiklendikleri anda fark etmek ve arkalarındaki eski şemaları anlamak üzerine, genel okura yönelik kısa bir kitap.
- Mod Terapisi — Gitta Jacob, Hannie van Genderen, Laura Seebauer. Şemaların "an"daki yüzü olan modları tanımak ve değiştirmek için yapılandırılmış alıştırmalar içeren kendine yardım kitabı.
- Şema Terapi: Ayırıcı Özellikler — Eshkol Rafaeli, David Bernstein, Jeffrey Young. Uzmanlar için; 18 şema, alanlar ve başa çıkma biçimlerini kuramsal çerçevesiyle anlatan kısa bir başvuru kitabı.
- Katmanlı Zihin: Şema, Duygu ve Beden Arasında Klinik Bir Harita — H. Alp Karaosmanoğlu. Uzmanlar için; şemaların beden ve duygu düzeyinde nasıl çalıştığını polivagal kuram ve güncel nörobilimle birleştiren bir model.
Diğer kitaplar için: Şema terapi kitapları
Şema terapiyi uygulamayı öğrenmek isteyen ruh sağlığı profesyonelleri için: ISST onaylı şema terapi eğitimleri
Kaynaklar
- Bach, B., Lockwood, G., & Young, J. E. (2018). A new look at the schema therapy model: Organization and role of early maladaptive schemas. Cognitive Behaviour Therapy, 47(4), 328–349.
- Bishop, A., Younan, R., Low, J., & Pilkington, P. D. (2022). Early maladaptive schemas and depression in adulthood: A systematic review and meta-analysis. Clinical Psychology & Psychotherapy, 29(1), 111–130.
- Janovsky, T., Rock, A. J., Thorsteinsson, E. B., Clark, G. I., & Murray, C. V. (2020). The relationship between early maladaptive schemas and interpersonal problems: A meta-analytic review. Clinical Psychology & Psychotherapy, 27(3), 408–447.
- Pilkington, P. D., Bishop, A., & Younan, R. (2021). Adverse childhood experiences and early maladaptive schemas in adulthood: A systematic review and meta-analysis. Clinical Psychology & Psychotherapy, 28(3), 569–584.
- Rafaeli, E., Bernstein, D. P., & Young, J. (2011). Schema therapy: Distinctive features. Routledge.
- Soygüt, G., Karaosmanoğlu, A., & Çakır, Z. (2009). Erken dönem uyumsuz şemaların değerlendirilmesi: Young Şema Ölçeği Kısa Form-3'ün psikometrik özelliklerinin incelenmesi. Türk Psikiyatri Dergisi, 20(1), 75–84.
- Taylor, C. D. J., Bee, P., & Haddock, G. (2017). Does schema therapy change schemas and symptoms? A systematic review across mental health disorders. Psychology and Psychotherapy: Theory, Research and Practice, 90(3), 456–479.
- Young, J. E., & Klosko, J. S. (1993). Reinventing your life. Dutton.
- Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema therapy: A practitioner's guide. Guilford Press.