Aldatılmak Beklenen Son mu?

Kocası tarafından aldatılan kadın bundan çok acı çekmesine rağmen hayata devam ediyor bazen. Susuyor, belki bazen bir dostla paylaşıyor, belki terapistine atıyor kendini. Varsa çocukları için, "yarım etek" olmamak için, alıştığından ayrılmamak için bu gerçeği kabulleniyor. Erkeğin elinin kiri olarak görülen yaşam aslında hayatını paylaştığı eş için çok incitici ve onur kırıcı olabilmesine rağmen, kadın ya "başkası"nın varlığı ile yaşamayı öğreniyor, ya da “oldu, bitti” deyip unutmaya çalışıyor. Ama neden? Neden toplumda sessiz bir kabulleniş var erkeğin aldatmasına?

Bu olaya zemin hazırlayan faktörlerden biri, eşi aldatınca içi parçalanırcasına acı çekerken, oğlu aynı şeyi yaptığında “aslan oğlum” diyebilen “şımartıcı anne” belki de. Bu anlamda erkeklerin aldatmasında "libido"dan çok, toplumsal frenlerin zayıf olması etkendir diyebiliriz.

Diğer bir önemli etken ise toplumda kadınların fedakarlık rolünün her zaman ön planda olması. Kendilerini feda etme, saçını süpürge etme eğiliminde olan kadınlar genellikle kendi haklarından vazgeçmeleri gerektiği öğretilerek büyütülmüyor mu? Gerçekte özverimiz sınırı aştığında, özgüvenimizden, ruh sağlığımızdan alıp götürmeye başlıyor. Öte yanda bir de susup oturmak gerekliliği var! Canımız yandığında, bir şey olmamış gibi davranmak; çocukken yere düştüğümüzde kanayan dizimize bakarak “bir şey olmadı, acımadı, ağlama” diyen ebeveynimizden kalan bir yadigar belki de. Duygularını ifade etme özgürlüğünü bulamayan çocuk, ileride mutsuzluğunu bir türlü dile getiremeyen bir yetişkin oluyor. Kendini basitçe, o anda, incindiğinde ifade edemeyen insan karşıdakinin de bunu bilmesine fırsat tanımıyor.

Bir başka faktör, toplumsal tutumlarımızın kadınların duygusal özgürlüklerini kazandırmakta oldukça zedeleyici alışkanlıklar içermesi.
İleri yaşlara kadar aile ile içiçe yaşamaya önem verilen toplumumuzda kadınlar; yalnız başına yetemeyecekleri, bir başlarına kaldıklarında hayatın kabusa dönüşeceği endişesi ile böylesi bir ilişkiye daha rahat katlanıyorlar. Onlar için bu ilişki taciz edici, kötüye kullanıcı da olsa tek başlarına kaldıklarında çekileceğini düşündükleri acıya tercih ediyorlar.

Yani kadınlar çoğu zaman aldatılsa da hayata devam ediyorlar.

Psikolog Esra Tuncer


TÜM KİTAPLARDA %45'E VARAN İNDİRİMLER

İyi Hissetmek
%40
indirim
30 TL
17.9 TL
Hayatı Yeniden Keşfedin
%41
indirim
32 TL
18.9 TL
Jane Doe

Psikiyatr H.Alp Karaosmanoğlu

1969 yılında İzmir'de doğdu. 1993 yında Ege Üniversitesi Tıp Fakülesi'nden mezun olduktan sonra Psikiyatri ihtisasını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tamamladı. Analitik Yönelimli Grup Terapileri, Bilişsel ve Davranışçı Psikoterapi, Cinsel İşlev Bozuklukları Tedavileri eğitimlerini tamamladı.

2000 yılında PsikoNET Psikoterapi ve Eğitim Merkezini kurdu. Halen bu merkezin yöneticiliğini yapmaktadır. Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini ve süpervizyonunu bitirdikten sonra 2002 yılında Şema Terapi ile ilgilenmeye başladı ve 2005 yılının başlarından itibaren bu tedavi türünün ülkemizde tanınması ve uygulanması amacıyla eğitmlere başladı. ISST (International Society of Schema Therapy) tarafından "Advanced" seviyede Şema Terapisti ve eğitimcisi olarak tanınan Dr. Karaosmanoğlu halen bu eğitimleri sürdürmektedir.

2003 yılında PsikoNET Yayınlarını kuran Dr. Karaosmanoğlu, Bilişsel ve Davranışçı Terapi ve Şema Terapi konularında çeşitli kitapların çevirilerinde yer aldı ve editörlüklerini yaptı.

Yorumunuz